SohbetYaz.Com
XP Odulleri Sistemi
XP Kazanmaya Basla!
Gunluk Giris
Her gun +50 XP
Streak Bonusu
Seri yap, bonus kazan!
Gunluk Gorevler
Gorev tamamla, XP kazan
XP Market
Unvan, rozet, boost al!
Uye ol, her gun XP kazan ve liderlik tablosuna gir!
FATagram
Hikayeler kilitli
Bu içerikler üyelere özeldir.
Kayıt ol, tüm içeriklere eriş!
Üye Ol
FA-X
Tweetler kilitli

Resimyolu SohbetYaz Loadix

Reklam Ver Netguc İnternet Hizmetleri Reklam Ver
Sevgini paylaşmak için bir neden yeterli 💗 - Yeni mesaj yok..!
Ask Mesaji Gonder
♥ Ask Mesaji Gonder
Bugun kalan mesaj hakkiniz: 0
Kayıt Ol Sevgili Ziyaretçi!
Kayıt olmak için bir dakikanızı ayırın, Daha ne bekliyorsunuz?
Kurallar & İletişim
Kayıt Ol

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 23-07-26, 09:24   #1
Çevrimiçi
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere kapalı
111 yıl önce Osmanlı’yı vurmuş! Dev çekirgeler İstanbul’da ev yıktı: 'Allah’ın ordusu' deniyordu


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Son günlerde İstanbul ve özellikle Marmara’nın bir bölümünde görülen dev çekirgeler, korku ve endişeleri beraberinde getirmişti. Oysa uzmanlar bunun son derce doğal bir süreç olduğunu ve olağandışı bir artışın kaydedilmediğini açıklamıştı. Ancak tam 111 yıl önce takvimler 1915’i gösterdiğinde 1. Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken kimse bu kadar şanslı değildi. Çünkü gerçek bir çekirge istilası Şam başta olmak üzere pek çok cephede şartları zorluyor, zaten yokluk çekilen dönemde bir de kıtlık baş gösteriyordu. Osmanlı askerleri zaten düşmanla savaşırken bir de çekirge istilası yeni bir düşmanı daha ortaya çıkarmıştı. Sürü halinde hareket ettiklerinde günde binlerce ton besin tüketebilen çekirgeler Osmanlı’nın hüküm sürdüğü topraklar için yeni bir savaş değildi. 810 yılında Urfa dev bir istilanın pençesine düşmüş, asırlar sonra Osmanlı egemenliğine giren yakın güneyi yeniden çekirgelerle imtihanına başlamıştı. Ayrıca o arada Bizans imparatorluğu Marmara’da çekirgelerle birkaç kez daha boğuşmuştu. Üstelik bu sadece Anadolu ve Mezopotamya toprakları için geçerli bir sorun değildi. Rusya 19’uncu yüzyıl boyunca her iki yılda bir çekirgelerle mücadele etmek zorunda kalmıştı. Çekirgeler Almanya’da 1730 ile 1732 yılları arasında yayılmış ve kiliselerin çanları aralıksız çalınıp, top ve tüfek atışları yapılsa da bir sonuç alınamamıştı. Çekirgeler yalnızca korku ve rahatsızlık yaratmıyor, sebep oldukları olumsuzluklar nedeniyle binlerce inanın ölümüne de yol açıyordu. Öyle ki 1866'da Cezayir'de meydana gelen istila kıtlığa neden olmuş ve 20 bin kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Arap milletince ‘Allah’ın Ordusu’ olarak görülen çekirgeler, Kur’an-ı Kerim ve Tevrat’ta anlatılmıştı. Ancak kıtlık getiren çekirgelerden kurtulmanın yolu, durmaksızın akan bir pınarın suyundan içen sığırcıklar ve Osmanlı insanlarının kazdığı çukurlardaydı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


416 YIL ÖNCE YİNE İSTANBUL! 1610’DA ÇEKİRGELER EVLERİ YIKTI

Takvimler 1610’u gösterdiğinde İstanbul’u bir panik havası sarmış, dev çekirgeler bulabildikleri her şeyi yemeye başlamıştı. İstanbullular bu böceklerin istilasını sonlandırmak için her yolu denediyse de böceklerin verdiği hasar her geçen gün büyüyordu. Ev ve iş yerlerinde her yer dev çekirgelerle dolmuştu. Yiyecekler dışında artık ahşap evler de bu canlılara yem oluyordu. Dişleri, çürümüş olan tahtaları kolayca parçalayabilen bir ‘ordu’ vardı. Öyle ki bazı evler çekirge istilası sonucu yıkılmış, tren raylarında ezilen çekirgelerden çıkan yağlı sıvı tren seferlerini sekteye uğratmıştı. Raylarda çekirgelerden çıkan yağın treni durdurmasına engel olmak için çalışan ve güzergâha kum serpen işçiler hazır bulunuyordu.

Alıntı Metni [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

DEV ÇEKİRGELERİN İLACI: 80 SANTİMLİK ÇUKUR VE SIĞIRCIK KUŞLARI

Osmanlı döneminde pek çok ker çekirge istilası yaşanmış, sonuncusu 1915’te I. Dünya Savaşı sürerken başlamıştı. Bir sorun tekrar baş gösterirse uzun vadeli çözümler bulunması gerekirdi. 1787’de halk çekirgeler yüzünden Kadı’ya bile başvurmuştu. Ancak Kadı Efendi’ye göre de bunun çözülmesi için tek bir yol vardı ve derhal emir yazılmalıydı. Sığırcık kuşları görev başına!

Alıntı Metni Tabii tek çözüm göç eden ve bazen çok uzaklara giden sığırcık kuşlarında değildi. Osmanlı’da her bölgenin kendine uygun bir mücadele yöntemi vardı. Kıbrıs usulü mücadele yöntemi bunların en sık uygulananıydı. 50 metre uzunluğunda ve 80 santim eninde olan bir bezin altında bir çukur kazılır ve içi teneke veya çinko kaplanırdı. Bölge halkı, çekirgeleri bu beze doğru çeker ve böcekler bezlerin bulunduğu yere gelince kayıp çukura düşerdi. Çukurun ağzındaki yerin iç tarafı teneke veya çinko olduğundan dışarı çıkmaları imkansız bir hal alırdı. Çekirge dolu çukurun üzeri hemen toprakla ve sönmemiş kireçle örtülürdü.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


KUR’AN-I KERİM VE TEVRAT’TA ANLATILMIŞ! ‘ALLAH’IN ORDUSU’ OLARAK GÖRÜYORLARDI

Her ne kadar çekirgeler için ‘amele taburları’ kurulup istilanın sonlanması için yeni bir iş gücü oluşmuşsa da, bu herkes için mücadele gerektiren bir sorun değildi. Dev çekirgeler Arap kökenliler tarafından ‘Allah’ın ordusu’ olarak görülüyordu. Ancak ‘Çekirge Yılı’ başlamıştı. 1915’in henüz ilk günlerinde Suriye, Filistin ve Sina çölünde Birinci Kanal Seferinin neden olduğu askeri hareketlilik esnasında, Afrika’nın kuytu köşelerinden gelerek Sudan’da toplanan çekirgelerin sayıları milyonları geçmişti. Bir ay içinde 3500 kilometre yol alabilen bu böcekler 1000 kilometre karelik bir alanı kaplıyordu. Tehlike de tam da o zaman başlıyordu. Çekirgelerin her biri kendi ağırlığınca bitki tüketiyor, dişileri ise 100 adet yumurta bırakarak çoğalmayı sağlıyordu. 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa’nın hatıralarında 1915'te yaşanan çekirge istilası anlatılıyordu: “Tam Nisan ortalarında hiç beklemediğimiz büyük bir felaket karşısında kaldık. Suriye’yi, öylesine müthiş bir çekirge istilası kaplamıştı ki Mayıs ve Haziran sonlarında yaprakları çekirgeler tarafından yenmemiş tek ağaç kalmadığı gibi başaklanmış olan hububatlar da çekirgelerin oburluğuna kurban gitmişti. Çöl komutanlığına atanan Baron Friedrich Freiherr von Kress Kressentein, çölde yerde sıçrayan küçük çekirgeler görmüştü. Karargâhın bulunduğu İbin’de bu çekirgeler yağmur taneleri gibi çadırlara çarparak yere düşüyordu. Alman Albayın bahsettiği çekirgeler, öncülerdi. Büyük çekirge istilası ise nisanda başladı. Sina Çölü’nün Osmanlı devleti sınırları içerisinde kalan doğu kesimi, tüm Filistin toprakları ve Suriye’nin büyük bir kısmı bu istiladan etkilendiler.” Birinci Dünya Savaşı sırasında Medine'yi açlığa ve İngiliz kuşatmasına karşı kahramanca savunan "Çöl Kaplanı" Fahreddin Paşa, iaşe bittiğinde askerlerinin hayatta kalabilmesi için çekirge yenmesine fetva vermişti. İstilacılar böyle değerlendirildiğinde orduya güç katacaktı.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Bu son derece tehlikeli olan Çöl Çekirgeleri, kutsal kitaplarda da anlatılmıştı. İncil, Tevrat ve Kur’an-ı Kerim, onlardan nasıl bahsetmiş olabilirdi ki? Tevrat’a göre Firavun, İbrani kavmini azat etmediği için çekirge istilasıyla cezalandırılmıştı. İncil’de ise ‘onuncu istila’ bahsinde, kralları olmayan göçmen çekirgeler, korolar halinde ilerliyorlardı. Bazı yorumlara göre de, Şeytanın güçlerini temsil eden Akrep kuyruklu, insan suratlı çekirgeler, Plato’nun Phaedus’undaki anlatımıyla eskiden insandı. İlham perileri (Muses) onları çekirgeye dönüştürmüştü. Peki ya Kur’an? A'râf Suresi 132-133’üncü ayette, “Ve dediler ki: Bizi büyülemek için ne işaret getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz. Bunun üzerine biz de, ayrı ayrı mûcizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşerât, kurbağa ve kan felâketlerini gönderdik. Yine de iman etmeyi kibirlerine yediremediler ve dâimâ günah işlemekle meşgul inkârcı bir toplum olarak kaldılar” diye anlatılan çekirgeler, Kamer Suresi 7’nci ayette de şöyle anlatılmıştı: “O gün onlar, gözleri zillet ve dehşet içinde öne düşmüş olarak kabirlerinden çıkacak; yayılmış çekirgeler gibi dalga dalga her tarafı kaplayacaklar.” İstanbul ve çevresinde rastlanan çekirgeler henüz bir istilasının izleri olmasa da, bu geçmişte yaşanmamış bir şey değil.

Mezarı kazılmıştı, ormanda canlı bulundu! 5 bin metreden düştü, uçak faciasının tek kurtulanı İsrail basınında peş peşe Türkiye uyarıları! 'Hazırlıklı olun' çağrısı: 'Denize erişimi bile kesebilirler'
Kaynak ; Milliyet

  Alıntı ile Cevapla


Cevapla


Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık