SohbetYaz.Com
XP Odulleri Sistemi
XP Kazanmaya Basla!
Gunluk Giris
Her gun +50 XP
Streak Bonusu
Seri yap, bonus kazan!
Gunluk Gorevler
Gorev tamamla, XP kazan
XP Market
Unvan, rozet, boost al!
Uye ol, her gun XP kazan ve liderlik tablosuna gir!
FATagram
Hikayeler kilitli
Bu içerikler üyelere özeldir.
Kayıt ol, tüm içeriklere eriş!
Üye Ol
FA-X
Tweetler kilitli

Resimyolu SohbetYaz Loadix

Reklam Ver Netguc İnternet Hizmetleri Reklam Ver
Sevgini paylaşmak için bir neden yeterli 💗 - Yeni mesaj yok..!
Ask Mesaji Gonder
♥ Ask Mesaji Gonder
Bugun kalan mesaj hakkiniz: 0
Kayıt Ol Sevgili Ziyaretçi!
Kayıt olmak için bir dakikanızı ayırın, Daha ne bekliyorsunuz?
Kurallar & İletişim
Kayıt Ol
Bizi Takip Edin

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 08-03-26, 09:02   #1
Çevrimiçi
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere kapalı
8 Mart için çağrımız: Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Maryse Guimond / UN Women Türkiye Ülke Direktörü - Bugün dünyada hiçbir ülkede kadınlar ile erkekler arasındaki yasal eşitsizlikler tamamen ortadan kaldırılmış değil. Dünya genelinde kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca yüzde 64’üne sahip. Mevcut hızla ilerlendiğinde tam olarak yasal eşitliğe ulaşmanın 286 yıl sürebileceği öngörülüyor. Bu, kimsenin kabul edebileceği bir süre değil.

Bu nedenle 8 Mart’ta UN Women “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz” sloganıyla kadın hakları gündeminin merkezine adalete erişimi yerleştiriyor. Çünkü adalet olmadan hakların yalnızca kağıt üzerinde kalacağını biliyoruz. Adalet olduğunda ise hakların güce dönüştüğünü biliyoruz; güvende olma, duyulma ve kendi hayatı üzerinde söz sahibi olma gücüne...

Adalete erişim gerçekten ne anlama geliyor?

Kadınlar ve kız çocukları için adalete erişim, yalnızca mahkemeye gidebilmek anlamına gelmiyor. Adalete erişim öncelikle haklarını bilmekle başlıyor. Bilgiye, hukuki yardıma ve destek hizmetlerine mali, sosyal veya kurumsal engeller olmadan ulaşabilmek anlamına geliyor.

Ülkelerin yaklaşık yüzde 70’inde kadınlar adalete erişimde erkeklere kıyasla daha fazla engelle karşılaşıyor. Adli süreçte ortaya çıkan masraflar, ulaşım maliyetleri, çocuk bakım sorumlulukları ve kaybedilen gelir, milyonlarca kadının hukuki yollara başvurmasının karşısına çeşitli zorluk ve engeller çıkarıyor.

Dönüştürücü bir güç olarak hukuk

Biliyoruz ki hukuk aynı zamanda güçlü bir dönüşüm aracı. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin de bizlere hatırlattığı gibi: “Herkes kanun önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin kanunun eşit korumasından yararlanma hakkına sahiptir.”

Bu ilke, dünyanın her yerinde mahkeme salonlarında, polis karakollarında, dijital alanlarda, iş yerlerinde ve toplumlarda gerçeğe dönüştürülmelidir.

Adalet; kadınları ve kız çocuklarını şiddetten, ayrımcılıktan ve sömürüden koruyan yasalar demektir. Hayatta kalanların sözünün duyulduğu ve cezasızlığın sona erdiği adli süreçler demektir. Uygun maliyetli ve erişilebilir hukuki destek demektir. Hayatta kalanları merkeze alan, önyargılardan arınmış ve hesap verebilir sistemler demektir.

UN Women olarak ilerlemenin mümkün olduğunu biliyoruz. Hukuki destek alan her kadında, eğitimine devam eden her kız çocuğunda, kadınların ve kız çocuklarının özgün ihtiyaçlarını gözeten toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar benimseyen her kurumda bunu görüyoruz. Ancak ilerlemenin hızlandırılması ve korunması gerektiğine inanıyoruz.

2026 yılında uluslararası toplum olarak Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. oturumunda bir araya gelirken, tüm kadınlar ve kız çocukları için adalete yeniden güçlü bir bağlılık gösterme fırsatına sahibiz. Bu mesele yalnızca bir yasal reform meselesi değildir. Aynı zamanda kurumlara duyulan güveni desteklemek, toplumsal sözleşmeyi güçlendirmek ve eşitliğin bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu gösterme meselesidir.

Adalet tesadüfen ve tek başına gerçekleşmez. Siyasi irade, kamu yatırımları, kurumsal reformlar ve güçlü ortaklıklarla beraber inşa edilir. Bu nedenle iş birliği hayati önem taşır. Uluslararası, yerel ve ulusal düzeyde hükümetler, sivil toplum, özel sektör, akademi ve gençler birlikte hareket etmelidir. Kadın örgütleri ve kadın hareketleri desteklenmeli ve yeterli kaynaklarla güçlendirilmelidir. Eşitlik, her düzeyde bilinçli ve kararlı biçimde tercih edilmelidir.

Bu Dünya Kadınlar Günü’nde haklar için, adalet için, eylem için birlikte duralım. Çünkü kadınlar ve kız çocukları adalete erişebildiğinde toplumlar daha güçlü, daha istikrarlı ve daha eşit olur.


Kaynak ; Milliyet

  Alıntı ile Cevapla


Cevapla



Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık