Tekil Mesaj gösterimi
Alt Bugün, 14:20   #1
Çevrimdışı
Rubix Konuyu Baslatan
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere kapalı
Covent Garden Sınfonıetta Bodrum Kalesi’nde! Tarihi iki konserle Türkiye’de ilk kez sahne aldı


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Londra’daki Royal Opera House’un seçkin müzisyenlerinden oluşan senfoni orkestrası Covent Garden Sinfonietta, Türkiye’deki ilk performansını 4 ve 5 Eylül tarihlerinde Bodrum Kalesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirdi. İki gece boyunca klasik müziğin seçkin eserlerini seslendiren orkestra, uluslararası müzik dünyasının önemli isimlerini Bodrum’da bir araya getirdi.

Rusya’nın önde gelen şeflerinden, Svetlanov Devlet Akademik Senfoni Orkestrası Müzik Direktörü ve Baş Şefi Philipp Chizhevsky, Türkiye’de üçüncü kez sanatseverlerle buluşurken Bodrum’da ilk kez sahne aldı.

Konserlerin solistleri ise etkileyici müzikal performanslarıyla klasik müziğin mücevherleri sayılan kardeş sanatçılar, piyanist Adam Gutserieva ve çellist Dali Gutserieva oldu. Her iki sanatçı da Türkiye’de üçüncü kez sahne alırken, Bodrum’da Covent Garden Sinfonietta ve Maestro Chizhevsky ile ilk kez aynı sahneyi paylaştı.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

İLK GECE WAGNER, STRAUSS VE SCHUBERT

4 Eylül’deki ilk konserin açılış eseri için orkestra aşk ve yalnızlığın felsefi bir müzikal hikâyesi olan Richard Wagner’in Siegfried Idyll eserini seçti. Eserde daha ilk ölçülerden itibaren Covent Garden Sinfonietta, gerçek bir ustalık sergiledi; Aşk ve yalnızlık üzerine felsefi bir müzikal anlatı olarak öne çıkan eser, Covent Garden Sinfonietta’nın özellikle viyola ve çello gruplarındaki üstün performansıyla dikkat çekti.

Gecenin öne çıkan eserlerinden biri Richard Strauss’un piyano ve orkestra için bestelediği Burleske oldu. Piyanist Adam Gutseriev, inanılmaz teknik becerisi ve tınısal parlaklığıyla değil, aynı zamanda orkestral partisyona kusursuz hâkimiyeti ve bestecinin felsefesine dair derin anlayışıyla büyük beğeni topladı. Gutseriev’in bestecinin müzikal dünyasını ve eserdeki duygu ile ironi arasındaki dengeyi başarıyla yansıtan yorumu, sanatseverlerden yoğun alkış aldı.

Konserin ikinci yarısında seyircilerin müzikal favorilerinden Franz Schubert’in 5. Senfonisi seslendirildi. Klasik dönem ile Romantik dönem arasında yumuşak bir geçiş niteliği taşıyan eser, orkestranın yaylı ve üflemeli çalgılar arasındaki güçlü uyumuyla hayat bularak senfoninin usta işi bir performansla seslendirilmesini sağladı.

Gecenin sonunda seyircilerin yoğun alkışları üzerine orkestra, dikkat çekici bir derinliğe sahip bir yorumla, bir başka sevilen klasik eser olan Mascagni’nin Cavalleria rusticana operasından Intermezzo’yu seslendirdi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

İKİNCİ GECENİN ZİRVESİ STRAUSS’UN “LE BOURGEOIS GENTILHOMME” ESERİ OLDU

5 Eylül’de gerçekleşen ikinci konser, Carl Maria von Weber’in Oberon operasının uvertürüyle başladı. Covent Garden Sinfonietta ve Philipp Chizhevsky’nin üstün bir performansla sergilediği yorumu, Bodrum Kalesi’nin tarihi atmosferinde etkileyici bir müzikal deneyime dönüştü.

Gecenin solisti Dali Gutserieva ise Pyotr Çaykovski’nin çello repertuvarının en sevilen eserlerinden Rokoko Teması Üzerine Varyasyonlar adlı eserinde gerçekten muhteşem bir performans sergiledi. Sanatçının 18. yüzyıldan kalma Guadagnini çellosunun inanılmaz derecede zarif ve yumuşak tınısı, orkestranın hassas eşliğiyle bütünleşti. Özellikle eserin ünlü yedinci varyasyonu Andante sostenuto, sanatçının dokunaklı yorumuyla dinleyicilerden büyük beğeni topladı.

İki günlük etkinliğin en önemli anlarından biri ise Richard Strauss’un nadiren seslendirilen orkestra süiti Le Bourgeois gentilhomme oldu. Son derece yüksek teknik beceri gerektiren eser, özellikle birinci keman partisiyle orkestranın tüm üyeleri için büyük bir müzikal meydan okuma niteliği taşıyor.

Eserin en dikkat çekici bölümlerinden birinde solist olarak öne çıkan isim ise St. Petersburg Mariinsky Tiyatrosu’nun eski başkemancısı ve Londra’daki Royal Opera House Orkestrası’nın başkemancısı Sergey Levitin oldu. Levitin, virtüözite gerektiren solosunda güçlü tonu, kusursuz artikülasyonu ve zarif yorumuyla büyük beğeni topladı. Levitin’in usta performansı adet keman konçertosu olarak tanımlanabilirdi.

Maestro Philipp Chizhevsky ise eserin son derece karmaşık yapısını dengeli tempoları ve kontrollü şeflik tekniğiyle başarıyla yönetti. Şefin, orkestranın tüm renklerini ortaya çıkarmasına olanak tanıyan yaklaşımı, eserin tüm ihtişamıyla ortaya çıkmasına olanak sağladı.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

LONDRA’DAN BODRUM’A UZANAN MÜZİK KÖPRÜSÜ

Bodrum Kalesi’nin tarihi dokusu içerisinde iki gece boyunca gerçekleşen konserler, Londra’nın köklü klasik müzik geleneği ile Bodrum’un eşsiz tarihi atmosferini aynı sahnede buluşturdu.

Londra’nın seçkin orkestrası, dünyaca tanınan şef Philipp Chizhevsky ve solistler Adam Gutserieva, Dali Gutserieva performanslarıyla Bodrum’da iki gün boyunca klasik müziğin farklı dönemlerinden seçkin eserleri sanatseverlerle buluşturdu.

Tarihi Bodrum Kalesi’nin atmosferinde gerçekleşen konserler, sanatçıların üstün performanslarının yanı sıra dinleyicilerin coşkulu alkışlarıyla da hafızalarda yer etti.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

BODRUM KALESİ’NDE UNUTULMAZ BİR MÜZİK BULUŞMASI

İki günlük konser serisi, klasik müziğin evrensel gücünü bir kez daha ortaya koyarken, Covent Garden Sinfonietta’nın eşliğinde Philippe Chizhevsky, Adam Gutseriev ve Dali Gutserieva'nın Bodrum'daki ilk sahne performansı sanatseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Londra’dan Bodrum’a uzanan bu özel müzik köprüsü, iki tarihi geceyi klasik müzik tutkunlarının hafızalarında iz bırakan bir kültür-sanat buluşmasına dönüştürdü.

Tarihi buluşmanın ardından geriye ise sanatseverlerin tek bir dileği kaldı: Bu eşsiz müzisyenlerle yeniden buluşmak.



Kaynak ; Milliyet

  Alıntı ile Cevapla