SohbetYaz.Com
XP Odulleri Sistemi
XP Kazanmaya Basla!
Gunluk Giris
Her gun +50 XP
Streak Bonusu
Seri yap, bonus kazan!
Gunluk Gorevler
Gorev tamamla, XP kazan
XP Market
Unvan, rozet, boost al!
Uye ol, her gun XP kazan ve liderlik tablosuna gir!
FATagram
Hikayeler kilitli
Bu içerikler üyelere özeldir.
Kayıt ol, tüm içeriklere eriş!
Üye Ol
FA-X
Tweetler kilitli

Resimyolu SohbetYaz Loadix

Reklam Ver Netguc İnternet Hizmetleri Askmasalim
Sevgini paylaşmak için bir neden yeterli 💗 - Yeni mesaj yok..!
Ask Mesaji Gonder
♥ Ask Mesaji Gonder
Bugun kalan mesaj hakkiniz: 0
Kayıt Ol Sevgili Ziyaretçi!
Kayıt olmak için bir dakikanızı ayırın, Daha ne bekliyorsunuz?
Kurallar & İletişim
Kayıt Ol
Bizi Takip Edin

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 25-04-26, 07:51   #1
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere kapalı
Kanser alanında geliştirilen yeni aşılar umut vadediyor


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]DİDEM SEYMEN / HABER MERKEZİ - Kanserin ilerleyen evrelerde tedavisinin zorlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin tümör hücrelerinin genetik olarak stabil olmaması olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu “Bu durum kanser hücrelerinin zaman içinde farklı özellikler kazanmasına yol açıyor. Bu süreci biyolojik evrime benzetebiliriz. Nasıl ki mutasyonlar yeni türlerin ortaya çıkmasına neden oluyorsa, kanser de benzer şekilde dallanarak ilerleyen dinamik bir süreçtir” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Ferhatoğlu, “Kanser aşıları, son yıllarda immünoterapinin en dikkat çeken alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu aşılar genel olarak ikiye ayrılıyor: HPV ve HBV gibi virüslere karşı geliştirilen koruyucu aşılar ve doğrudan kanser hücrelerini hedef alan tedavi edici aşılar. Tedavi edici aşılar, bağışıklık sistemini aktive ederek kanser hücrelerini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Ancak bu alanda geliştirilen yeni bir yaklaşım kanserin doğasına daha derin bir bakış sunarak dikkat çekiyor” diye konuştu.

‘Tedaviye direnç geliştirebiliyor’

Tümör hücreleri arasındaki bu genetik farklılıkların, değişen çevresel koşullara uyum sağlama ve tedavilere direnç geliştirme yeteneğini beraberinde getirdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ferhatoğlu, kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi gibi yöntemlerin bazı durumlarda kanseri tamamen ortadan kaldırmakta yetersiz kalabildiğini vurguladı.

‘Kanserin kökünü ortadan kaldırmak’

Yeni geliştirilen yaklaşımın, kanserin kökünü oluşturan mutasyonların hedef alınmasına dayandığını belirten Doç. Dr. Ferhatoğlu, bu mutasyonların bir ağacın gövdesi gibi düşünülebileceğini ifade etti. ‘Eğer bu kök mutasyonları tespit edebilirsek, bağışıklık sistemini bu hedeflere karşı uyararak kanseri daha oluşmadan engellemek mümkün olabilir’ diyen Doç. Dr. Ferhatoğlu, özellikle akciğer kanseri açısından yüksek riskli bireylerde bu yaklaşımın önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.

2014 yılında başlatılan TRACERx çalışmasının, kanserin bir ‘evrim ağacı’ gibi geliştiğini ve tüm tümör hücrelerinde ortak olan kök mutasyonların varlığını ortaya koyduğunu belirten Doç. Dr. Ferhatoğlu, bu bulguların yüksek riskli bireyler için geliştirilen ilk akciğer kanseri aşısı LungVax’ın temelini oluşturduğunu ifade etti.

‘Nüksün önlenmesi hedefleniyor’

Oxford’da yürütülecek LungVax çalışmasının, özellikle erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri nedeniyle ameliyat edilmiş hastalarda kanserin tekrarını önlemeyi amaçladığını belirten Doç. Dr. Ferhatoğlu, “Buaşıile tümörlerde ortak bulunan neoantijenler hedef alınarak güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturulması hedefleniyor. Böylece kanser hücreleri henüz klinik olarak ortaya çıkmadan ortadan kaldırılabilir” dedi.

‘Covıd-19 aşılarına benzer teknoloji’

Geliştirilen yaklaşımın, COVID-19 döneminde kullanılan mRNA aşılarına benzer bir mekanizmaya dayandığını ifade eden Doç. Dr. Ferhatoğlu, bağışıklık sisteminin hedef alması gereken neoantijenler aracılığıyla uyarıldığını belirtti. İlk aşamada 40 hastalık bir grupta güvenlik ve etkinlik değerlendirileceğini, çalışmanın 2026 yazında başlanmasının planlandığını ifade etti.

Doç. Dr. Ferhatoğlu, bu yaklaşımın ‘precision prevention’ yani hassas önleme stratejisinin önemli bir örneği olduğunu vurguladı.


Kaynak ; Milliyet

  Alıntı ile Cevapla


Cevapla



Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık