|
|
|
| Sevgini paylaşmak için bir neden yeterli 💗 - Yeni mesaj yok..! | |
| | LinkBack | Seçenekler | Arama |
| | #1 |
| Çevrimiçi ![]() ![]() | İki taraf da bekleyişe geçti [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]ABD ve İran arasında bir anlaşma sağlanması için diplomatik çabalar sürerken, görüşmelerin çıkmaza sürüklenmesi, hem Washington’ın hem de Tahran’ın ‘beklemeye geçtiği’ şeklinde yorumlara neden oluyor. ABD Başkanı Donald Trump, son dönemde İran’a yönelik saldırgan ve iddialı yorumlarına ara verirken, taleplerini artırmasına rağmen Tahran’ı yeni saldırılarla tehdit etmedi, bunun yerine İran’ı ekonomik olarak boğmayı planladığını ima etti. Trump Axios’a verdiği demeçte, “Onlarla sadece yarı-müzakere halindeyiz. İran’ın yüksek enflasyon ve parasızlık gerçeğini izliyoruz” dedi. The Atlantic’te yer alan haberde bu ‘hiçbir şey yapmama’ stratejisi olarak anılıyor. Habere göre, Trump yönetimi, İran’a karşı yeni geniş çaplı askeri saldırıları ve yoğun diplomatik girişimleri geri plana çekerek ekonomik baskının sonuç vermesini beklemeye yöneldi. Strateji, mali yaptırımların sıkılaştırılması ve İran limanlarına yönelik ABD deniz ablukasının ekonomik etkisinin zaman içinde artmasına dayanıyor. Niteim yaptırımların İran ekonomisine veridği zarara dair raporların Trump’a sunulduğu, bu durumun İran’ı müzakerelere zorlayacağı ifade ediliyor. ABD’nin mühimmat sıkıntısı da bir başka neden olarak gösteriliyor. Tahran memnun Ancak İran’da da yönetimin en azından bir kısmının benzer bir anlayış içinde olduğu değerlendiriliyor. İran’da özellikle Devrim Muhafızları’nın, mevcut durumdan ‘memnun olduğu’ ve savaşın devam etmesi sayesinde ülkeyi demir yumrukla yönetmeye devam etmek istediği şeklinde yorumlar yapılıyor. “Wall Street Journal” gazetesinin analizine göre İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetinin, ABD ve İsrail’in gelecekteki askeri harekatlarını önlemek için elindeki en iyi koz olduğunu düşünüyor. İranlı ve Arap yetkililer, Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ‘Batı’ya baskı uygulamanın en önemli aracı’ olarak gördüğünü söylüyor. Ilımlı kesimse Tahran’ın Hürmüz kozuna misilleme olarak ABD’nin bölgede sürdürdüğü ablukanın İran ekonomisini çökmenin eşiğine getirdiğini belirtiyor. Nitekim İran, ABD’nin ekonomik baskısına rağmen Hürmüz Boğazı üzerindeki taleplerinden geri adım atmadı. Tahran, boğazın yeniden açılması için ABD’nin beş aylık savaşta İran’ın uğradığı zararlar nedeniyle tazminat ödemesini istedi. ABD’nin bu yeni stratejinin sonuç vermesi için ekonomik baskının aylar boyunca sürdürülmesi gerekebilir. Bununla birlikte İran’ın da yoğunluğu az ancak sürekli bir çatışma hali içinde olmayı tercih edebileceği görülüyor. Bu durumda savaşın sonunun ufukta gözükmediği söylenebilir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Abraham Lincolntartışılıyor ABD Kongresi’ndeki Demokrat senatörler, uçak gemisi USS Abraham Lincoln’daki kötü koşullara ilişkin açıklama talep etti. Bu talep, geminin 250 günü bulan uzun süreli görevi sırasında “gıda kıtlığı, kanalizasyon sistemindeki arızalar ve ruh sağlığı krizi” yaşandığı iddialarını gündeme getiren rapor sonrası geldi. “Navy Times” ve “Stars and Stripes” gibi yayınlar, kötü yaşam koşulları ve artan psikolojik baskı sırasında birden fazla denizcinin gemiden denize atlamaya çalıştığını da yazmıştı. Çarşamba günü, Senatör Richard Blumenthal, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’e gönderdiği mektupta, Donanma’dan uçak gemisindeki durumun sorumluluğunu üstlenmesini istedi. Blumenthal, geminin 250 günden fazla süredir görevde olduğunu, bu kadar uzun süre denizde kalınmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. George Washington gelecek Öte yandan Wall Street Journal’in (WSJ) haberinde Pentagon’un, Orta Doğu’da görev yapan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerini alması için USS George Washington uçak gemisini göndermeye hazırlandığı iddia edildi. Halen Pasifik bölgesinde görev yapan USS George Washington’ın yakın zamanda bölgeye doğru yola çıkmasının beklendiği kaydedildi. İran’da sertlik yanlıları güçleniyor İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun kurucularından Muhsin Rızai, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği’ne atandı. Atamayla birlikte ülkenin en tartışmalı üst düzey isimlerinden biri, Tahran’ın stratejik kararlarından sorumlu kurum üzerinde resmî yetki elde etmiş oldu. Rızai hakkında, 85 kişinin öldüğü 1994 Buenos Aires saldırısı nedeniyle İnterpol kırmızı bülteni bulunuyor. Rızai, ilk demecinde İran’ın Hürmüz’de ikinci bir deniz koridoru açmayacağını, boğaza giren ABD savaş gemilerinin hedef alınacağını ve Hürmüz’ün tekrar açılabilmesi için savaşın sona ermesi ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Kaynak ; Milliyet |
|
![]() |
| |