SohbetYaz.Com
XP Odulleri Sistemi
XP Kazanmaya Basla!
Gunluk Giris
Her gun +50 XP
Streak Bonusu
Seri yap, bonus kazan!
Gunluk Gorevler
Gorev tamamla, XP kazan
XP Market
Unvan, rozet, boost al!
Uye ol, her gun XP kazan ve liderlik tablosuna gir!
FATagram
Hikayeler kilitli
Bu içerikler üyelere özeldir.
Kayıt ol, tüm içeriklere eriş!
Üye Ol
FA-X
Tweetler kilitli

Resimyolu SohbetYaz Loadix

Reklam Ver Netguc İnternet Hizmetleri Askmasalim
Sevgini paylaşmak için bir neden yeterli 💗 - Yeni mesaj yok..!
Ask Mesaji Gonder
♥ Ask Mesaji Gonder
Bugun kalan mesaj hakkiniz: 0
Kayıt Ol Sevgili Ziyaretçi!
Kayıt olmak için bir dakikanızı ayırın, Daha ne bekliyorsunuz?
Kurallar & İletişim
Kayıt Ol
Bizi Takip Edin

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 29-05-26, 11:26   #1
Çevrimiçi
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere kapalı
‘Yoğun bakıma giren çıkamaz’ algısı! Uzman isim uyardı: Orası ölüm değil, yaşam savaşı verilen yer


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden (OMÜ) Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, 'Yoğun bakıma giren çıkamaz' düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, "Yoğun bakım; ölümün beklendiği değil, yaşam için en yoğun mücadelenin verildiği yerdir. Burada verilen mücadele yalnızca ilaçlarla değil; bilgi, teknoloji, deneyim ve gece gündüz çalışan profesyonel ekiplerin koordinasyonuyla yürütülür. Yoğun bakım; yaşam ile ölüm arasındaki en kritik eşikte verilen bilimsel, insani ve büyük emek gerektiren bir mücadeledir. Ve çoğu zaman o mücadele kazanılmaktadır" dedi.

İlginizi ÇekebilirHalk arasında yoğun bakım süreçleriyle ilgili yanlış algıların bulunduğunu ifade eden OMÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, bu ünitelerde hastaların sağlık durumlarının anlık olarak takip edildiğini ve kapsamlı tedavi uygulandığını belirtti. Yoğun bakımda birçok hastanın yeniden sağlığına kavuşabildiğini söyleyen Dr. Kılıç, "Bugün yoğun bakım tıbbı, geçmişe göre çok daha ileri bir noktadadır. Sepsis, ağır travma, solunum yetmezliği, ciddi enfeksiyonlar ve şok tablolarında yıllar önce kaybedilmesi kaçınılmaz görülen pek çok hasta artık hayata dönebilmektedir. Mekanik ventilasyon cihazlarından diyaliz sistemlerine, gelişmiş hemodinamik monitörlerden yapay organ destek teknolojilerine kadar birçok yenilik sayesinde insanlar yeniden ailelerine kavuşabilmektedir. Bu nedenle yoğun bakım ünitelerine yalnızca ölümle özdeşleşen yerler olarak bakmak doğru değildir. Yoğun bakım; yaşam ile ölüm arasındaki en kritik eşikte verilen bilimsel, insani ve büyük emek gerektiren bir mücadeledir. Ve çoğu zaman o mücadele kazanılmaktadır" diye konuştu.

'TOPLUMDA OLUMSUZ ALGI VAR'

"Ne yazık ki toplumda, yoğun bakım ünitelerinin umutların tükendiği, hastaların hayata veda etmek için yatırıldığı yerler olduğu yönünde yaygın bir algı oluşmuş durumda" diyen Dr. Özgür Kılıç, şöyle dedi: "Oysa gerçek bundan çok farklıdır. Yoğun bakım; ölümün beklendiği değil, yaşam için en yoğun mücadelenin verildiği yerdir. Burada verilen mücadele yalnızca ilaçlarla değil; bilgi, teknoloji, deneyim ve gece gündüz çalışan profesyonel ekiplerin koordinasyonuyla yürütülür. Yoğun bakım tıbbı, bozulan organ fonksiyonlarını anlamaya, geçici olarak desteklemeye ve hastaya yeniden toparlanması için zaman kazandırmaya çalışan modern tıbbın en ileri alanlarından biridir. 2015 yılından bu yana aktif olarak yoğun bakım ünitesinde çalışıyorum. Yakın zamanda ağır şok tablosunda yoğun bakıma aldığımız iki genç hastayı, günler süren yakın takip ve ileri destek tedavileriyle yeniden hayata döndürmeyi başardık. Bu başarı; yalnızca bir hekimin değil, 7 gün 24 saat çalışan hemşirelerin, uzmanların, yardımcı sağlık personelinin ve modern yoğun bakım teknolojisinin ortak emeğidir. Bazen bir monitördeki küçük bir değişiklik, bazen de dakikalar içinde verilen doğru bir karar bir insanın yaşamını belirleyebilir. Ancak toplumdaki bu olumsuz algının oluşmasının bazı gerçek nedenleri de vardır. Ülkemizde yoğun bakım yatakları zaman zaman akılcı kullanılmamakta; tıbben geri dönüş ihtimali son derece düşük olan, organ rezervleri tükenmiş, ileri evre kanser veya çok ağır kronik hastalıkları bulunan hastalar yaşamlarının son döneminde yoğun bakımlarda uzun süre yatmaktadır. Bu durum hem yoğun bakımın gerçek misyonunu gölgelemekte hem de ‘yoğun bakıma giren çıkamaz’ düşüncesini güçlendirmektedir."

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

'HER HASTANIN İHTİYACI YOĞUN BAKIM DEĞİLDİR'

Dr. Kılıç, "Şunu açıkça söylemek gerekir; biz yoğun bakım uzmanları mucize yaratamayız. Bilim zaten mucizeler üzerine değil; olasılıklar, fizyoloji ve tedavi edilebilirlik üzerine kuruludur. Eğer bir hastada organ rezervleri tamamen tükenmişse, kanser tüm vücudu sarmışsa ya da kronik hastalıklar geri dönüşsüz bir noktaya ulaşmışsa, yoğun bakım her zaman doğru yer olmayabilir. İşte bu noktada, gelişmiş sağlık sistemlerinin büyük önem verdiği palyatif bakım devreye girer. Palyatif bakım artık tedavinin değil, hastanın konforunun ön planda tutulduğu, ağrısının, nefes darlığının ve sıkıntılarının azaltıldığı, yakınlarıyla birlikte daha huzurlu ve onurlu bir şekilde yaşamının son dönemini geçirmesinin amaçlandığı özel bir bakım anlayışıdır. Her hastanın ihtiyacı yoğun bakım değildir. Bazen en doğru yaklaşım, hastayı makinelerin arasında yalnız bırakmak değil, sevdikleriyle birlikte insanca bir vedaya imkan tanımaktır" dedi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

CHP’de kurultay kavgası
Kaynak ; Milliyet

  Alıntı ile Cevapla


Cevapla



Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık