SohbetYaz.Com
XP Odulleri Sistemi
XP Kazanmaya Basla!
Gunluk Giris
Her gun +50 XP
Streak Bonusu
Seri yap, bonus kazan!
Gunluk Gorevler
Gorev tamamla, XP kazan
XP Market
Unvan, rozet, boost al!
Uye ol, her gun XP kazan ve liderlik tablosuna gir!
FATagram
Hikayeler kilitli
Bu içerikler üyelere özeldir.
Kayıt ol, tüm içeriklere eriş!
Üye Ol
FA-X
Tweetler kilitli

Resimyolu SohbetYaz Loadix

Reklam Ver Netguc İnternet Hizmetleri Reklam Ver
Sevgini paylaşmak için bir neden yeterli 💗 - Yeni mesaj yok..!
Ask Mesaji Gonder
♥ Ask Mesaji Gonder
Bugun kalan mesaj hakkiniz: 0
Kayıt Ol Sevgili Ziyaretçi!
Kayıt olmak için bir dakikanızı ayırın, Daha ne bekliyorsunuz?
Kurallar & İletişim
Kayıt Ol

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt Bugün, 07:21   #1
Çevrimiçi
Kullanıcıların profil bilgileri ziyaretçilere kapalı
‘Bu çağda kalpten ölünmez’


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]DİDEM SEYMEN - Kalp damarlarında yıllarca belirti vermeden ilerleyen plaklar, genetik riskler ve kontrol edilmeyen kolesterol, genç yaşlarda da kalp krizine neden olabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Timur Timurkaynak, erken yaşta risk değerlendirmesinin önemine dikkat çekerek ilk kardiyovasküler risk profilinin 18 yaşında belirlenmesini öneriyor. Genç olmanın kalp krizi riskini ortadan kaldırmadığını belirten Timurkaynak ile kalp sağlığını korumanın yollarını, gözden kaçan kalp krizi belirtilerini ve spora başlamadan önce dikkat edilmesi gerekenleri konuştuk.

Genetik etkiler önemli

-30 yaşından önce de kalbe bağlı ölümler yaşanıyor mu?

Elbette. Bu ölümlerin nedenleri arasında genetik ve doğuştan gelen hastalıklar, özellikle de kalp kasında kalınlaşmayla seyreden kardiyomiyopatiler bulunuyor. Ancak 30 yaşından sonra koroner damarlardaki aterosklerotik değişiklikler de daha belirgin hale gelebiliyor. Vietnam Savaşı sırasında hayatını kaybeden 18-20 yaşlarındaki askerlerin otopsilerinde bile kalp damarlarında kolesterol birikimlerinin başladığı görülmüştü. Bu, damar sertliğinin çok genç yaşlarda başlayabileceğini gösteren önemli bulgulardan biri. Dolayısıyla 30 yaşındaki bir kişi, sağlık kontrolünden geçmeden ve ailesinden gelen genetik riskleri bilmeden, özellikle sağlıksız bir yaşam tarzına sahipse aniden yoğun egzersize başlayabilir. Kalp damarında yüzde 20-30 oranında darlığa yol açan bir plak, belirti vermeden bulunabilir. Plağın yüzeyi yırtıldığında içeriği kanla temas ederek pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Oluşan pıhtı damarı aniden tıkayarak kalp krizine neden olabilir. Böylece daha önce hiçbir şikâyeti olmayan ve kalp damarında ciddi bir darlık bulunmayan bir kişi de kalp krizi geçirebilir.

Sağanak yağış birçok ilde hayatı durma noktasına getirdi! Yollar çöktü, ev ve iş yerlerini su bastı-Ölümcül kalp krizinde damardaki tıkanıklığın yeri önemli mi?

Evet. Kalbi besleyen ana damarlardan birinde, özellikle başlangıç bölümünde tıkanıklık oluşması ölümcül sonuçlara yol açabilir. Daha küçük bir yan dalda ya da damarın uç kısmında meydana gelen tıkanıklık da kalp krizine neden olabilir ancak her zaman ölümle sonuçlanmaz. Bütün bunlar, 30 yaşına kadar biriktirdiğimiz kötü yaşam alışkanlıklarının ve aileden gelen risklerin sonucu olarak ortaya çıkabilir. Genç olmak, kalp krizi geçirmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

-Damar yaşımızı nasıl öğrenebiliriz?

Kan testleriyle kalp krizi, pıhtılaşma ve felç riskini artırabilecek bazı genetik ve metabolik faktörleri değerlendirebiliriz. İnsülin direnci olup olmadığını ve inflamasyon göstergelerinden biri olan CRP düzeyini ölçebiliriz. Damar yapısını değerlendirmek için görüntüleme yöntemlerinden de yararlanırız. Şah damarlarının ultrasonografisiyle damar duvarındaki kalınlaşma ve plak oluşumu incelenebilir. Karın aortunun görüntülenmesiyle bu damardaki plaklar değerlendirilebilir. Halk arasında “sanal anjiyo” olarak bilinen koroner BT anjiyografiyle de kalp damarlarındaki kalsiyum birikimi ve darlıklar araştırılabilir. Bu değerlendirmeler, damar sağlığı ve kalp-damar hastalığı riskinin belirlenmesine yardımcı olur.

-Bir hastanın riskli ya da çok yüksek riskli olduğunu nasıl değerlendirirsiniz?

Hastalarımızı risk faktörlerine ve tetkik sonuçlarına göre risk gruplarına ayırabiliyoruz. Burada önemli faktörlerden biri de lipoprotein(a) yüksekliği. Şah damarında ciddi darlık bulunan veya koroner kalsiyum skoru 400’ün üzerinde olan hastalar çok yüksek riskli grupta değerlendirilebilir. Kalsiyum skorunun 0-100 arasında olması düşük, 100-400 arasında olması orta, 400’ün üzerinde olması ise yüksek riskle ilişkilendirilebilir. Binlerin, hatta iki binlerin üzerinde kalsiyum skoruna sahip hastalarımız da oluyor. Skor yükseldikçe risk de artıyor. Ancak hastanın tam olarak hangi gün, hangi saatte bir olay yaşayacağını öngöremeyiz.

Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge sürecinde yeni gelişme: PKK Metina’daki 4 mağarayı boşalttıİlk kontrol 18 yaşında

-Ailesinde bilinen bir kalp hastalığı olmayan kişiler ilk kardiyoloji muayenesini kaç yaşında yaptırmalı?

Çocuk hekimleri gençleri 16-18 yaşına kadar takip ediyor. Bu süreçte kalp hastalığı veya genetik risk şüphesi varsa lipoprotein(a), kolesterol ve kan şekeri gibi değerler değerlendirilebilir. Ailede bilinen bir kalp hastalığı olmasa da bazı riskler bulunabilir. Kan şekeri de önemli bir risk faktörüdür. İlk kardiyovasküler risk profilinin 18 yaşında belirlenmesi önemlidir. Kalp hastalıklarını tanıyabiliyor, tespit edebiliyor ve yönetebiliyoruz. Bu nedenle “Bu çağda kalpten ölünmez” cümlesini güvenle söyleyebiliyoruz. Yönetemediğimiz şeyler, kontrol etmediğimiz ve önemsemediğimiz risklerdir. Riskleri ne kadar erken belirlersek kişinin durumuna uygun bir yaşam tarzı oluşturabiliriz. Böylece “Kalp hastalığı kader olmamalıdır” ilkesini hayata geçirebiliriz. Amacımız, önlenebilir kalp krizlerini ve kalp hastalığına bağlı ölümleri azaltmak.

Estetik kadar önemli

-İlk değerlendirmeden sonra kontroller kaç yılda bir yapılmalı?

Kalp-damar hastalıkları açısından risklerin erken yaşta değerlendirilmesi çok önemli. Takip aralıkları kişinin risklerine göre belirlenmeli. Ciddi bir risk faktörü bulunmayan, sağlıklı yaşayan, düzenli spor yapan; tansiyon, kan şekeri ve kilo açısından sorun yaşamayan bir kişi için daha uzun kontrol aralıkları düşünülebilir. Örneğin 5 yıl sonra yeniden değerlendirme yapılabilir. Ancak önemli risk faktörleri bulunan kişilerde takip iki yılda bir, altı ayda bir veya daha kısa aralıklarla planlanabilir. Burada belirleyici olan kişinin risk sınıfıdır. Biraz da estetiği damarlarımıza yapalım. Damarlarımızın içinde ne olduğu, kalp-damar sağlığımızı ve gelecekteki risklerimizi etkiliyor. Damarlarımızı ne kadar sağlıklı tutarsak uzun ve sağlıklı bir yaşam için o kadar önemli bir adım atmış oluruz.

Jelibon, çikolatalı tost satılıyor! Kantinde standart yokKalp sağlığı için hangi kontroller yapılabilir?

Kan şekeri: Metabolik risklerin değerlendirilmesi

Kolesterol: Kalp-damar hastalığı riskinin belirlenmesi

Lipoprotein(a): Genetik risk değerlendirmesine yardımcı olan ölçüm

CRP: İnflamasyon göstergelerinden birinin ölçülmesi

Şah damarı ultrasonografisi: Damar duvarındaki kalınlaşma ve plakların incelenmesi

Koroner BT anjiyografi: Kalp damarlarındaki kalsiyum birikimi ve darlıkların araştırılması

İsteksizlik, çabuk yorulma...

Kalp krizi her zaman göğüs ağrısıyla mı kendini gösteriyor?

Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya göğsün üzerine bir fil oturmuş gibi hissetmek, kalp krizinin tipik belirtileri arasındadır. Ancak özellikle yaşlılarda ve diyabet hastalarında belirgin bir ağrı olmayabilir. Bunun yerine soğuk terleme, halsizlik, bulantı ve kusma görülebilir. Yaşlı bir kişi kendini iyi hissetmiyorsa kalp hastalığı ihtimali de mutlaka değerlendirilmelidir. Gençlerde de son 3-6 aydır daha çabuk yorulma, isteksizlik veya günlük aktivitelerde belirgin bir değişiklik varsa kalp hastalığı olasılığı göz ardı edilmemelidir.

- Erkeklerde sertleşme sorunu kalp hastalığının işareti olabilir mi?

Evet. Erkeklerde sertleşme sorunu da kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Bazen kalp krizinin belirtileri mide bölgesinde doluluk, yanma veya ekşime şeklinde ortaya çıkabilir ve reflüyle karıştırılabilir. Efor sırasında ortaya çıkan geğirme hissi de bazı kişilerde kalp kaynaklı bir soruna eşlik edebilir. Bu nedenle bu tür belirtileri önemsemek gerekir. İnsanlar yürürken göğüslerinde baskı hissettiklerinde bunu gizleyebiliyor. Bir süre yürüyüp dinleniyor, ardından yeniden yürümeye başlıyorlar. Oysa bu belirtilerin değerlendirilmesi ve tedavisi mümkün. Kalp hastalığına bağlı riskleri kendimizden veya çevremizden saklamamalıyız.

Kastamonu'da köylüler arasındaki kavgada silahlar konuştu! Aynı aileden 4 can kaybıReflü olmayabilirsiniz

Reflü sandığınız bir şikâyetle hastaneye gittiniz ve yapılan değerlendirmede gerçekten reflü olduğu anlaşıldı. Ne kaybettiniz? Zamanınızı. Ancak aynı şikâyeti önemsemeyip kalp krizi geçiriyorsanız çok daha ağır sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle özellikle yeni başlayan, tekrarlayan veya eforla ortaya çıkan belirtilerde tıbbi değerlendirmeyi ertelememek hayati önem taşıyor.

Kalp krizinin gözden kaçan belirtileri

-Göğüste baskı, sıkışma veya yanma

-Soğuk terleme ve halsizlik

-Bulantı ve kusma

-Mide bölgesinde doluluk, yanma veya ekşime

-Efor sırasında ortaya çıkan geğirme hissi

-Günlük aktivitelerde belirgin değişiklik ve çabuk yorulma

-Erkeklerde sertleşme sorunu

‘Bypass olan yalnız yüzmesin’

- Spora başlamadan önce mutlaka yapılması gereken bir kalp kontrolü var mı?

Öncelikle risk faktörlerimizi belirlememiz gerekiyor. Egzersiz programı da kişinin sağlık durumuna ve risklerine göre planlanmalı. Kalp damarlarında plaklar bulunabilir ve bunlar uzun süre belirti vermeyebilir. Örneğin yüzde 30 düzeyindeki bir darlık hiçbir şikâyete yol açmayabilir. Daha ileri darlıklarda ise yürürken göğüs ağrısı veya nefes darlığı ortaya çıkabilir. Ancak belirti olmaması, her zaman risk bulunmadığı anlamına gelmez. Kişi, damarlarındaki plaklardan habersiz şekilde yoğun egzersize veya ağır ağırlık çalışmalarına başlayabilir. Bazı plakların yüzeyi yırtıldığında plak içeriğiyle kanın teması pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Damarın aniden tıkanması kalp krizine yol açabilir. Nasıl spor yapacağımızı ve hangi yoğunlukta egzersiz yapabileceğimizi bilmemiz gerekir. Özellikle bypass ameliyatı geçirmiş veya stent takılmış hastaların yüzme gibi aktivitelerde de dikkatli olması önemlidir. Bu kişilerin doktorlarının önerilerine uymaları, mümkünse yalnız yüzmemeleri ve kıyıdan uzaklaşmamaları gerekir. Yüzme sırasında göğüs ağrısı veya nefes darlığı gelişirse kişinin güvenli şekilde kıyıya ulaşabilmesi önemlidir. Çok iyi yüzme bilen biri bile böyle bir durumda zorlanabilir.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası: Ali Sukas ne kadarlık iş yaptıysam yüzde 10'unu talep etti
Kaynak ; Milliyet

  Alıntı ile Cevapla


Cevapla



Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık